|
 |
|
Fotoğraf: Vesile Karakaya |
|
 |
|
Fotoğraf: Sernur Bağcı |
|
 |
|
Fotoğraf: Ayşe Demircioğlu |
|
TUZ GÖLÜ
Tuz
Gölü yüzölçümü bakımından Türkiye'nin ikinci büyük
ve en sığ gölüdür. İç Anadolu Bölgesi'nde Ankara,
Konya ve Aksaray illerinin sınırının kesiştiği yerde
yer alır. Türkiye'nin tuz ihtiyacının %40'ü bu
gölden sağlanır. Deniz seviyesinden 905 metre
yüksekte ve maksimum ölçüleri kuzeyden güneye 80,
doğudan batıya ise 60 kilometredir.
TUZ GÖLÜ EFSANESİ
Efsaneye göre, eskiden insanlar tuz ihtiyacını
Gölyazı belde sınırları içinde bulunan Hewşiye
Husiye Cane yaylasının önündeki küçük gölden
karşılıyorlarmış... Tanrı insanların bir daha tuzsuz
kalmamaları için o dönem tatlı su gölü olan tuz
gölünü tuza dönüştürmüş...
Efsane, bundan yüz yıllar önce, su an bizim saz
dediğimiz bölgede yani avsi dumme nin biraz
ilerisinde olan Gavur Ören de geçmektedir. Dönemin
kralı erkek çocuk sahibi olamaz, erkek çocukları hep
ölü doğar. Kral artik çaresiz üç kızını
büyütmektedir. Gün olur, devran olur, kızlar büyür.
Kral da artık yaşlanır, tahtına kimi bırakacağını
düşünür. Erkek çocuğu olmadığı için, kızlarını
evlendireceği erkeklerden birini tahtına getirmeyi
düşünür. Ama hangi kızının kocası ile?
Kral bir gün kızlarını huzuruna davet eder. Her bir
kızına şu soruyu sorar: ‘beni ne kadar
seviyorsunuz?’ der;
Büyük kızı: ‘benim güzel babam seni altın ve
mücevher kadar seviyorum’ der...
Ortanca kızı; ‘benim güzel babam, seni bu ülkeden
daha çok seviyorum’ der...
Küçük kızı; ‘benim güzel babam seni tuzun verdiği
tad kadar seviyorum” der...
Bunu duyan baba öfkelenir, tahtından öfkeyle kalkar
ve askerlere kızını uzak diyarlara sürgün etmelerini
emreder...
Aylar sonra Kral, büyük kızını evlendirir ve
kocasını tahtına oturtur. Kral erkek torun beklerken, ülkesi kıtlık felaketi
ile karşı karşıya gelir:
Tabiat ana, Tuz gölünü kurutur. Yeryüzünde herkes
tuzsuzluktan kıvranır; Tanrılara adaklar adanır,
kurbanlar kesilir. Yıllar geçer. Kıtlık kendisini
iyice hissettirir insanlar üzerinde.
Kral, yediği yemeklerden tat almamaktadır ve bir
dirhem tuz getirene servetinin yarısını vereceğini
söyler.
Aylar geçer. Yıllar geçer. Kral, bir zamanlar
kendisini tuz kadar sevdiği kızına yapmış olduğu
kötülüğü anlar ve kendisinden nefret eder. Kral,
kızını bulmaları için ülkenin dört bir tarafına
haber salar. Aylar sonra kızı bulunur ve krala
getirilir. Kral, kızını en sevdiği erkekle
evlendirir ve kırk gün kırk gece düğün yaptırılır.
Ardından Kral tanrıdan af diler, kurbanlar adar ve
ülkesinin insanları eskisi gibi bolluk içinde
yaşamlarını sürdürürler...
Tuz
Gölü’ne doğru yola koyulduk. Hepimiz sabırsızlıkla o
beyaz büyüye kendimiz kaptırmayı bekliyorduk. Ve
artık bembeyaz bir güzellik karşımızdaydı.
Paçalarımızı sıvayıp makinelerimizi alıp bu doğa
harikasını fotoğraflamaya başladık. Bu konuda bize
yardımcı olan modelimiz Hande Sazan’a ve Duman’a
teşekkür ediyoruz. Gün batımında beyazla kızılın
buluştuğu anda o eşsiz manzaranın altında yorgunluk
kahvelerimiz içip dönüş için yola koyulduk.
|